18 Ekim 2019, Cuma

Erzurum'un Ulusal'daki Yüzü Erzurum Arena Gazetesi

Hocalı Soykırımı: Ekonomi - Politik Değerlendirme

Ermenistan’ın Kuruluş Süreci;

Ermenistan’ın Kuruluş Süreci “Planlı bir  Çalışma Süreci”nin sonucudur. Rusya ve batılı ülkeler tarafından yürütülen bu planlı kuruluş sürecinin ana tarih ve olaylarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

14 Mayıs 1805’te Kürekçay antlaşmasıyla Rusya Karabağ’a ve bölgeye Ermenileri yerleştirmeye başlıyor.

1815’teki Viyana Kongresi (Şark Projesi) Rusların sıcak denizlere inme ve diğer devletlerin de şark konusundaki beklentilerine bağlı olarak Ermeni meselesinin başlangıcı kabul edilebilir.

Sonrasında 1828’de Rusya ile İran arasındaki Türkmençay antlaşmasının olması ve 1829’da da Osmanlının bu antlaşmayı imzalamasıyla bölgeye Ermeni yerleşimi artıyor.

1825-1830 yılları arasında 40.000 İran’dan ve 80.000’den fazla da Osmanlı İmparatorluğundan Ermeni bölgeye yerleşiyor.

Tüm bunlara rağmen, 1830’da yapılan nüfus sayımına göre, Karabağ’ın nüfusunun yüzde 90’ı Azerbaycan Türküdür.

Bu süreç daha sonra da devam ediyor. 1940-1950 yılları arasında 150.000 Azerbaycan Türkü Rusya tarafından Ermenistan’dan zorla göç ettiriliyor. Bugün bile Ermenistan’ın nüfusunun yaklaşık 2,5 milyon olduğu dikkate alınırsa, yüz elli bin rakamının 1940’lı yıllardaki önemi daha iyi anlaşılacaktır.

1915 ve sonrası gelişmelere bağlı olarak da Rusya ve batılı ülkelerin desteğiyle Ermenistan oluşturuluyor.

1915 ve sonrasında yaşanan “tehcir süreci”ni Osmanlı ve Türkiye dünyaya iyi anlatamadığı için de Ermeniler ihanet ve saldırganlıklarının son halkasına da Hocalı’yı eklemişlerdir.

Hocalı Soykırımında;

106’sı kadın, 83’ü çocuk toplam 613 kişi acımasızca katledilmiştir. Hocalı soykırımı tarihi bir olay değil, üzerinden sadece 27 yıl geçmiş, günümüzde yaşanmış bir soykırımdır. Bu vahşette; Azerbaycan Türkleri, Ahıska Türkleri ve orada yaşayan Müslüman Kürtler toplu şekilde katledilmiştir. Bu vesileyle katledilen şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyor, Ruhları şad olsun diyorum ve Ermenileri ve Ermenileri azdıranları da Lanetliyor ve nefretle kınıyorum.

Hocalı İle İlgili Olarak Türkiye’nin Politikaları ve  Düşünceleri  Şöyle Olmalıdır;

Bu tür soykırımların nerede olursa olsun Türkler karşısındadırlar. Bu nedenle, bu konunun da dünyanın her köşesindeki Türklerin ve hakkı savunanların gündeminde olması ve bu soykırımı gerçekleştirenlerin mutlaka cezalandırılması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır.

Dünyanın birçok ülkesinde soykırım olarak tanınan Hocalı, TBMM tarafından soykırım olarak tanınabilir. Hocalıyı soykırım olarak tanımlayan ülkeler; Meksika, Pakistan, Kolombiya, Çek Cumhuriyeti, Bosna-Hersek, Peru, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği, Honduras, Sudan, ABD’nin 8 eyaleti de Hocalı’yı katliam olarak değerlendirmektedir.

Türkiye Ermenistan’dan adım atılıp yaptıklarından dolayı özür dilenmedikçe asla yakınlaşma politikası izlememelidir (ki; Türkiye’nin politikası böyledir; büyük devlet olmanın da bir gereğidir).

Türkiye Ermenistan’dan toprak talep etmesi gereken bir ülkedir ki; Ermenistan denilen yer öz be öz Türk yurdudur. 80 yıllık geçmişi olan bu devletçiğin kuruluşu bile Türklerin toprağı üzerinedir. Çünkü Ermeniler, Türkiye ve İran gibi ülkelerde küçük azınlıklar şeklinde yaşayan topluluklardan ibarettir. İsrail’in Filistin Topraklarında kurulması gibi Ermenistan da Türk topraklarında kurulmuş “kurgu bir devlettir”.

Ağlamayı erteleyip güçlenmenin yolları bulunmalıdır. Ancak Güçlendikçe toplumumuzu ağlatanların ağlayacağı bilinmelidir. Bunun yolu,  21. yy’ın gerektirdiği teknolojiyi üretmek ve hayal edilemeyenlerini de hayal edip üretebilmektir. Çünkü yüzyılımızda artık «alın teriyle akıl terini» birleştirmeyi ve bunu üretimi yansıtmayı bilen toplumlar öne geçmektedirler. Üretim ve büyük kazanç, “hayal et üret” felsefesini başarmaya bağlıdır. Google, whatsApp, instagram, facebook, Yapay Zeka vb. icatlar dünyanın en önemli hayal edilip üretilen olgularıdır.

Türkiye sınır kapılarını asla açmamalıdır. Çünkü; “kapı dosta açılır, düşmana değil”. Iğdır ve Kars’a da faydası olmaz. Bölge sadece geçiş güzergahı olarak kullanılır. Halk da yüzde doksandan fazla açılmasına karşıdır.

Geç kalınmamalı (1915’in tanıtımı gibi) hiç olmazsa Hocalı dünyaya anlatılmalıdır.

Karabağ ve Türkiye’nin Ermenilere bırakın toprak olmayı, mezar bile olamayacağının bilinmesi sağlanmalıdır. Türkiye bunu her fırsatta vurgulamaktadır.

Yaklaşık 11 milyar dolarlık bir Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya, 2 milyon nüfusa ve 29.800 kilometrekarelik coğrafyaya sahip olan Ermenistan’ın Türkiye anlamsız bir Pazar olduğu bilinmelidir. Ermenistan’ın 2017 sonu itibarıyla İran ile yaptığı ticaret kadar bir ticareti Türkiye ile de yaptığı varsayıldığında; Türkiye’nin toplam karı 48,9 milyon dolar olmaktadır. Bu rakam Türkiye için dikkate alınmayacak kadar küçük bir rakamdır. Bunun karşılığında kapının açılması durumunda Türkiye’nin iktisadi ve siyasi kayıplarının karşılığı ise parayla ölçülemeyecek kadar çok olur. Zaten Türkiye’nin devlet politikasının baştan beri Ermenistan’ın hem Türkiye hem de Azerbaycan’a karşı yürüttüğü yanlış politikalardan vazgeçilmedikçe kapıların açılmayacağı yönünde olduğu her platformda ifade edilmektedir ve doğrudur.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık