Sol Sütun
Sağ Sütun

27 Mayıs 2020, Çarşamba

Erzurum'un Ulusal'daki Yüzü Erzurum Arena Gazetesi

Koronavirüs Salgınının Kredilere ve Sözleşmelere Etkisi

Dünyamız her birimiz için zor günlerden geçiyor. Gerekli  tedbirlere uyarak  bu salgın hastalığı kendimizden, ailemizden, sevdiklerimizden, ülkemizden ve dünyamızdan bertaraf edecek ve eski günlerimize döneceğiz İnşallah.

Bir yandan can güvenliğimizle uğraşırken diğer yandan da kendi ekseninde ilerleyen ekonomik faaliyetleri göz ardı  edemeyiz.

 Kamu, üzerine düşeni yapıyor ve bir çok alanda vatanadaşa kolaylık sağlamaya çalışıyor.

Ancak olağan zamanlarda  akdedilmiş  ve o günün koşullarına göre  taahhüt altına girilmiş  bir takım özel hukuk  sözleşme türlerinde , salgın hastalık döneminde  edim yükümlülerinin ifaları bir hayli  güç hale gelmiş bulunmaktadır.

Normal zamanlarda  normal koşullarla düzenlenen bir çok sözleşmede doğal olarak özellikle  borç altına girenler, o anki şartlar muvacehenesinde  taahhütte bulunmaktaydılar.

Fakat  artık olağanüstü  ifadesinin bile tanımlamakta zorlandığı günlerde yaşamaktayız.

Bu günlerde, borç altına girenlere, çeşitli taahütlerde bulunanlara normal zamandaki gibi borcunun ifa etmesinin  beklenmesi  en başta hukuk sisteminin kabul edeceği bir uygulama olmamaktadır.

Her türlü olasılığı önceden öngörmeye  ve düzenlemeye çalışan kanun koyucu , salgın hastalıkları da bir mücbir sebep olarak kabul etmiş ve bu günlere özgü bir takım tedbirler almıştır.

Nitekim Türk Borçlar  Kanunun  138.maddesinde yer alan," aşırı ifa güçlüğü " başlıklı düzenlemesinde ;

 

           a- sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olması,(koronavirüs  salgını )

 

           b- bu durumun  borçludan kaynaklanmamış olması,

         

           c- bu durumun , sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olması ve borcun henüz ifa edilmemiş olması   halinde ,  borçlunun   hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkına haiz olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre de ; uyarlama, edim yükümünün azaltılması veya karşı edimin arttırılması şeklinde yapılabileceği gibi, vadelerin veya ifa tarzının değiştirilmesi gibi hakimin uygun bulacağı her şekilde yapılabilir. Ayrıca mahkeme davacının talebinde öngörmediği bir tarzda uyarlama da yapabilir.

Dolayısıyla uygulamada  özellikle kira sözleşmelerinde ve   döviz  borçlarının ifasında  sözleşmenin uyarlanması istemi , yoğun olarak kullanılan bir yoldur.

Yanı sıra, kanaatimizce  kar -zarar ilişkisi  ve karz,ariyet,vedia akdi çerçevesinde çalışan katılım  bankaları dışındaki  kredi-mevduat sistemiyle çalışan bankalar  açısından   kredi  borçlularının dava yoluyla  kredi   vadelerinin  uzatımı   ve akdi  faizlerin güncellenerek düşürülmesi  suretiyle  veya başkaca tedbirler alınması için uyarlama isteme haklarının var olduğunu  hatırlatmakta fayda bulunmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık