Sol Sütun
Sağ Sütun
Site En Üst

17 Ocak 2021, Pazar

Erzurum'un Ulusal'daki Yüzü Erzurum Arena Gazetesi

VE YAZAR SUSAR

Sonra işte hikayenin tam da burasında yazar şıp diye susar ve içi anlatmaya başlar.

Bireysel dertlerden usanmıştır zaman ve topluca intikamını alır dünyadan. Değeri bilinmeyen nefestin öneminden başlar anlatmaya ama idrak kolaylığı açısından uygular anlattıklarını. Türlü kutlamalarda balonların içine hapsedecek kadar israfı mubah nefesin zerresine hasret bırakır önce. Dünyayı alır ilkin karşısına. Güçlü, güçsüz, zengin, fakir, siyah, beyaz, güzel, çirkin tüm sınıflarca, kalite ve marka gözetmeden, sınıflandırılmadan, miktar ayrımı yapılmadan tüketilen nefesle başladı savaşına. 

Ezber bozduracak kadar kuvvetlidir düşman. Birkaç dakika içinde tüm doğruları yerle bir eder. İlkin esir aldıklarını yasaklar sevdiklerine. Ziyaret kelimesini kaldırır yeryüzünden. Anaya evladını, evlada atasını haram kılar. Sarılmak, öpmek ütopik duygu ifadeleri olarak kalır belleklerde. Sevinç ve keder topluluklarından başlar ele geçirmeye. İki kişiyi yan yana görmeyiversin. Dostu düşman belletir resmen.

Ağlayan başlar omuza hasret kaldı, cenazeler cemaate. Böyle böyle herkes hanesine kapandı. Hane kapıları misafire kilitlendi ya da zorunlu hallerde eve gelen konuklar sterilizasyona tabi tutuldu. Alkol büyük bir oranda yer alır oldu hayatlarda, tüketim şekli değişti.

Anneler koruma içgüdüsü ile harıl harıl temizlik yaptılar çünkü düşman temiz yerlere yaklaşamıyor diye bildirildi. Normal ölümlere şükredilir, ölümse normalleşir oldu. Ciğerler sönerken kalpler alevlenir oldu. Sayılara döküldü insan hayatı.

Uluslararası, milletlerarası yapılan hiçbir sözleşmeyi umursamadan savaşan düşmana karşı tek yapılabilecek şeyler 14 maddeyle sınırlandırıldı. Öldürücülüğü yoktu bu maddelerin ve sadece düşmana karşı koruyordu.

İnsan ırkı bu denli büyük bir savaşın içindeyken, ozon denen battaniye söküklerini dikti temizliğini yaptı. Hayret! Düşman yakıp yıkarken, ne bir hayvana ne de bir bitkiye zarar vermiyordu. İnsan denen canlı dışında hiçbir yerde savaşın izlerine rastlanmıyordu. Doğa insandan kurtulmanın sevincini yaşıyordu.

Çocukken gördüğüm ve fazlasıyla ütopik diye okumak istemediğim “iki yıl okul tatili” isimli kitap savaştan yararlanıp senaryosunu vizyona koydu. Çocuklar okullarından bir akşam eve geldiler, formalarını çıkardılar ve bilinmeyen bir tarihe karar okula gidemez oldular.

Çaylar iki muhabbetlik deme hasret kaldı, kahve iki saatlik hatıra. Maske adı verilen koruyucu kalkanlar kuşanıldı ve süresiz olarak iki satırlık muhabbetler ertelendi.

Misafir, davet, düğün, cenaze evi, ziyaret gibi kelimelerin yerine entübe, sosyal masafe, enfekte gibi yeni kelimeler girdi lügatımıza. Dil kurumları bile kabullenir oldu durumu.

Filim insanlarının ederi azalır bu savaşta ve bilim insanları çıkar sahneye. Daha önce kimsenin bilmediği bu bilim insanları başrollerde alkışa ve takdire şayan başarılar sergiler oldu.

Kapının önüne çıkmanın ölümcül neticeleri olabilirliğine karşı yasaklar ilan edildi. Gurbet kavramı adının hakkını verir oldu. Savaş yaralıları dışında hasta sayıları da azalmadı değil hani.

 İlk andan itibaren aktif cephede sağlık çalışanları yer aldı. Koca bir komutan önderliğinde ölüme meydan okuyarak savaşan bu insanları birkaç gün alkışlarla takdir ettik.

Tüm ibadetler hane bazına indirgendi. İbadethanelerde omuz omuza, yan yana ibadet ölüme sebep olabilirdi. Uyan Eyy Mehmet Akif düşmanın namahrem eli mabedinin göğsüne değdi.

Doğrular duruma göre şekillenir oldu. Koskoca liderlerin, sanatçıların, bilim insanlarının, güzellerin, zenginlerin bir nefesten ibaret olduğu gerçeği benimsenirken, düşman yazara sordu;

Sen mi beni tarif edeceksin?

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık